Yapay Zeka Işığında İnsanın Evrimi

Evrim, popülasyon içi gen ve özellik dağılımlarının nesiller içerisindeki değişimidir ¹. Evrim teorisi bir yandan tartışıladursun biz yapay zeka ışığında insanın evrimine bir göz atalım.

Evrimin temel bir doğa kanunu olduğunu biliyoruz. Canlılık bundan önce, şu andaki haliyle var olmadı ve bundan sonraki süreçte de bu şekilde kalmayacak. Bunu sadece insan değil, birçok türün değişimi ile tespit ettik. Fosil kayıtları, arkeolojik kazılarda elde edilen veriler, gen haritaları gibi birçok veri bize evrim gerçeğini gösterdi.

Evrim mekanizmaları, evrimin neden ve nasıl gerçekleştiği ile ilgili birçok kapsamlı teori ortaya attı. Bu mekanizmalardan biri de elbette seçilim mekanizması. Bilindiği üzere doğada hiçbir canlı kara kaşı, kara gözü için var olmadı. Seçilim baskısı onları şimdiki duruma getirdi. Diğer bireylere göre daha avantajlı olan bireyler soyunu devam ettirme şansı buldu. Bu bireylerin soyunda da diğer bireylere göre daha avantajlı olanlar seçildi, avantajsız olanlar elendi. Tabi bu seçilim işlemi herhangi bir güç tarafından tetiklenmek zorunda da değildir.

İnsanın Evrimi

İnsan evriminin dijital modellemesi.
İnsan evriminin dijital modellemesi.

İnsanın (Homo Sapiens) evrimi de diğer birçok tür gibi uzun zaman dilimlerinde gerçekleşmiş ve seçilim baskısı insanı bugünkü haline getirmiştir. Elbette ki bugünkü halimizle de kalmayacağız.

Henüz 4 ayak üzerinde yürüyen atalarımız dünyada yaşamaktayken dünyanın dört bir yanına dağılmaya başladığımız ve bulunduğumuz coğrafyaya uyum sağlamaya çalıştığımız bilim insanları tarafından dile getirildi. Ağaçta meyve toplayarak beslenen bu canlılar geniş ovalara çıktığında avcılara karşı savunmasız kalabiliyorlardı. Ancak iki ayağı üzerinde durabilenler avcıları daha yaklaşmadan sezebildi ve hayatta kalma oranı da dört ayağı üzerinde yürüyenlere göre daha fazla oldu.

İnsan evriminde buna benzer örnekler çoğaltılabilir. Şimdi ise önümüzde daha ilginç bir seçilim baskısı var. Üstelik bu seçilim baskısı insan tarafından geliştirildi: “Yapay Zeka“.

Yapay zekanın gelecekte birçok mesleği bitireceği tahmin ediliyor. Şu anda bile bazı fabrikalar tamamen insansız üretim yapıyor. Tayvan’lı teknoloji devi Asus ekran kartı üretiminde sadece yapay zekalı robotları kullanarak insan eli değmeden üretimi yapıyor. Elon Musk’ın şirketlerinden Tesla yapay zeka destekli otomobilleri ile sürücüsüz otomobil dünyasına yön veriyor. Hala geliştirme aşamasında olan bu sistem arada bir direksiyona dokunmanızı istiyor ancak yeteri kadar geliştiğinde muhtemelen buna da gerek olmayacak.

Her türlü sektörde yapay zekanın yaygınlaşması elbette ki insanı da etkileyecek. İnsanların çalışması gereken yeni sektörler doğacak ve mevcuttaki birçok sektörden insan faktörü silinecek. Bu yeni sektörlerin büyük çoğunluğu ise benim tahminlerime göre “Bilim, teknoloji, sanat, ar-ge, analiz, raporlama, yazılım” gibi alanlara yoğunlaşacak.

Bu bahsetmiş olduğum alanların genel olarak ortak özelliği nitelikli (donanımlı) insan olmayı gerektirmesi. Yani kısaca daha zeki olanlar avantaj sağlayıp bu dünyaya ayak uydurmaya devam ederken, biraz daha az zeki olanlar bu seçilim baskısı sebebi ile elenecek. Burada alınacak, üzülecek herhangi bir olumsuzluk yok zira evrim bir doğa kanunudur.

Anlaşılan o ki uzak gelecekte bizi daha zeki insan nesli bekliyor. Belki o zaman daha zeki insanlar bilime, teknolojiye ve araştırmalara daha çok yoğunlaşır ve bunun sonucunda savaşlar biter; hak, özgürlük, adalet gibi kavramlar sözde kalmaz. Şimdilik sadece bir ütopya…

Önemli Not: Bu yazıda geçen hiçbir cümle akademik bir kaynak olma iddiasında değildir. Bu yüzden bu yazıdaki içeriklerin doğruluğunu teyit etmeden herhangi bir içerikte kaynak olarak kullanmayınız.

Yapay Zeka ve SEO’nun Geleceği

Son bir yada bir buçuk haftadır Google’ın yapay zekalı asistanı Türkçe dili için de kullanıma sunuldu. Birçok teknoloji sitesinde haberler yapıldı, videolar çekildi. Muhtemelen dandik Youtube kanalları da “Google asistanını trolledik” başlıklı videolar çekmeye başlamıştır. Ancak web dünyası için daha farklı düşünmemiz bir konu daha var. Yapay zekanın ışığında SEO’nun geleceği…

Google Asistan Nedir?

İçeriğe geçmeden önce Google Asistan nedir bundan kısaca bahsetmek istiyorum. Bunlar hep ziyaretçiyi sitede tutma yöntemi işte 🙂 Google Asistanını bilmeyen biri muhtemelen başka bir siteye gidip geri gelmeyi unutacaktı. Amaan Görkem çok uzattın demeden başlıyorum.

Google Asistan adından da anlaşılacağı gibi sizin günlük dijital işlerinizde size yardımcı olmak amacıyla geliştirilen yapay zekalı bir yazılım. Birçok işinizi sizin yerinize, telefona dokunmanıza gerek dahi kalmadan gerçekleştiriyor. Yapabildiği bazı şeyleri örnek vermek gerekirse sizin yerinize alarm kurabilir, birini arayabilir, mesaj gönderebilir, İStediğiniz müziği açabilir, tuttuğunuz takım ile ilgili bilgileri size sunabilir, yazı tura atabilir ve maalesef fıkra anlatabilir. Evet maalesef dedim çünkü fıkralar rezil 😀

google asistan Yapay zeka
Google Asistan ile örnek bir arama (Evet birinci sırada ben varım 🙂 )

Uzun süredir dünyanın birçok ülkesinde hizmet veren asistanın ülkemizde de kullanıma açılması gayet hoşnut edici bir gelişme. Android telefonunuzda güncellemeleri yaparak asistanı kullanmaya, keşfetmeye başlayabilirsiniz. O halde konumuza dönelim. Yapay zeka SEO’yu nasıl şekillendirir buna göz atalım.

Yapay Zeka ve SEO

Yapay zekalı asistanların (Google Asistan, Siri, Cortana) birçok işimizi kolayca halletmesinden bahsetmiştik. Bu işlerden bazıları da webde bizim yerimize arama yapmak. İşte bu konuda website sahiplerini, SEO uzmanlarını az da olsa tedirgin ediyor yapay zeka. Zira alışılagelmiş web aramalarında ziyaretçi aramasını yapar, ilk sayfada en yararlı 10 içeriğe ulaşır ve kendi kararı ile bu seçeneklerden biri veya birden fazla siteyi sırayla gezme işlemlerini yaparak içeriğe ulaşır.
(En yararlı 10 içerik derken arama motoruna göre dedim. Yoksa bu yararlı kavramına Hürriyet, Milliyet gibi sadece otoritesini kullanarak ilk sayfada yer edinen siteler dahil değil.)

Şimdi bu yapay zekalı asistan yazılımların nasıl arama yaptığına bakalım.  Siri arama sonuçlarını sadece başlıklarını ve domain adını göstererek alt alta listeliyor. Google Asistan ise Başlık, içerik url’si (ya da yapılandırdıysanız breadcrumb) ve arama sonucunuza uygun paragaf ve ya kelimelerden bir kısmı göstererek (description değil yanlış anlaşılmasın) yan yana listeliyor. Google asistanda ilk sıradaki siteyi görüyoruz ve diğer siteleri görmek için parmağımızla kaydırma hareketini yapmamız gerekiyor.

Şimdi bir website sahibi gözünden bakalım.
İçeriği hazırladık, özgün görselleri sitemize yükledik, araya ufak anahtar kelimeler serpiştirdik, yayınladık, sosyal medyada paylaştık.. Sonra ne oldu? Bir kişi aramayı yapay zekalı asistan ile anahtar kelimemizi arattı. Sitemiz yukarıda bahsettiğim boş içerikleri ile sadece otoritesini kullanarak zirvede kalan “haber” siteleri ilk sırada olduğu için sitemiz görünmedi, tıklanmadı.

“Ya amma ağladın be yeniliğe ayak uydur!” diyenleri duyar gibiyim. Aksine ben yapay zekaya ve yapay zekalı kişisel asistanlara karşı değilim. Destekliyorum. Ancak SEO çalışmalarının, ileride bu teknolojinin yaygınlaşacağını düşündüğümüzde nasıl bir hal alacağını göz önüne sermek istiyorum. Zira yakında bu asistanlar nokta atışı içeriği seçip kullanıclara okuyacak duruma da gelecekler, şüphesiz. İşte bu durumda arama sonuçlarında birinci sırada olmayanlar için sıralama hiçbir şey ifade etmeyecek.

Peki Ne Yapmalıyız?

Oyunu kuralına göre değil kralına göre oynamalıyız. Madem ki Google (ve diğerleri) yapay zekaya önem veriyor. Sıralama algoritmalarında yapay zekadan faydalanıyor, sonuçları kullanıcılara sunarken asistanı yapay zeka ile yönetiyor; o halde biz de yapay zeka destekli SEO araçları üretmeli veya üretilmiş bu tür yapay zeka destekli SEO araçlarını kullanmalıyız. Örneğin klasik sıralama takip yazılımları ile sitemizin konumunu kontrol etmektense anahtar kelimelerimizde ve bu anahtar kelimelerin türevlerinde ilk sayfalarda bulunan içerikleri (title, description, H Tagları, kalın ve eğik yazılmış kelimeler, anahtar kelime yoğunluğu, görsel alt etiketleri vs) analiz eden yazılımlar oluşturmamız, kullanmamız gerek.

Bu yazılımlar bize edindiği bilgi birikimi ile öneriler sunup birinci sırayı garanti edebilir. Aynı zamanda birden fazla siteyi ve birden fazla kategorideki siteleri yöneterek denemeler yapmalı, algoritma güncellemelerine ayak uydurmalı. Unutmamak gerekir ki Google her geçen gün arama sonuçlarını daha yararlı hale getirmeye çalışıyor ve bu sıralama kriterleri içerisinde içeriklerin insan tarafından yazılmış olma durumu bir avantaj sağlamıyor. Zaten kolay kolay da anlaşılabilecek bir olgu değil.

Eğer ki internet üzerinden haberleri takip eden biri iseniz veya son zamanlarda bir konu hakkında bir araştırma yaptıysanız yapay zeka robotlar tarafından yazılmış bir içerik okumuş olma olasılığınız çok yüksek. Siz bunun farkına bile varmadınız.

Lafı toparlayacak olursak; Yapay zeka durmadan ve hızla gelişen teknoloji. Bizler de bu teknolojinin yönetiği bir ortamda daha iyi bir sıralama almak istiyorsak bu yapay zekayı iyi anlamalı, doğru çözümler üretmeliyiz. Bunu yaparken de yine yapay zekadan faydalanmalıyız.

SEO araçlarını yapay zeka ile güçlendirecek bazı Türk firmaları da halen çalışmalarına devam ediyorlar. Yapay zeka SEO’yu nasıl etkileyecek bunu birlikte göreceğiz. Esen kalın…

Yapay Zeka ve Douglas Adams

İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli şey şüphesiz zeka’ya ve bu zekayı etkin biçimde kullanabilecek bir akla sahip olmasıdır. Ancak yine aklı ile düşünen insan birçok “zeka”yı bir araya getirmeyi düşünmüştür. Bu şekilde düşünen insanlar “Yapay Zeka” dediğimiz kavramın temelini atmıştır.

Peki nedir bu yapay zeka? Kısaca bundan da bahsedelim… Yapay zeka, bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirme kabiliyeti olarak tanımlanabilir. Genel olarak canlıların nasıl düşündüğünü, nasıl hareketler yaptığını analiz ederek olaylar karşısında o canlılar gibi tepkiler verebilecek bir yapay beyindir diyebiliriz.

İlk olarak makine zekası, makine düşüncesi, makine beyni gibi isimlerle anılmış olan bu kavram daha sonra yapay zeka isminde anılmaya başlandı. Bilgisayar bilimin başladığı yıllardan bu yana sorulan “Makineler düşünebilir mi?” sorusunun üzerine giden bilim insanları tarafından tasarlanmaya başlandı ve bugün birçok işimizi yapabilecek kapasiteye ulaştı. Gelecekte daha da çok yardımımıza koşacağı kesin gibi gözüküyor.

Tamam ama Douglas Adams ile bu konunun ne alakası var?

Bildiğiniz üzere (Bilmiyorsanız da şimdi öğreneceğiniz gibi) Douglas Adams bir yazar. Yazar ama öylesine bir yazar değil. Çok değişik düşüncelere ve hayal gücüne sahip bir yazar. En önemlisi de yapay zekanın şu andaki haline en yakın düşünceyi yıllar öncesinde ortaya koymuş olması.

Otostopçunun Galaksi Rehberi

Otostopçunun Galaksi Rehberi - Douglas Adams
Otostopçunun Galaksi Rehberi Kitabı

Otostopçunun Galaksi Rehberi kitabı Douglas Adams tarafından ilk olarak 1978 radyo serisi olarak çıkan daha sonra da kitap serisi haline getirilen kitaptır. Yapay zeka ile ne alakası olabilir peki?

Serinin üçüncü kitabına geldiğimizde yapay zeka karşımıza çıkıyor. Başka bir gezegende yapılmış olan “Deep Mind” adındaki yapay zeka şu anda çalışmaları süren Google yapay zekasına benzetiliyor. Deep Mind’a “Hayat, evren yani her şey hakkında en önemli cevabı vermeni istiyoruz..” dediklerinde Deep Mind “Bunu düşünmem lazım. Yedi buçuk milyon yıl sonra geri dönün!” Diyor.

İşler burada ilginçleşiyor. Çünkü yedi buçuk milyon yıl sonra geri döndüklerinde şok bir cevap alıyorlar. 42. Evet makine cevap olarak kırk iki diyor. Çünkü ortada soru olmadığını düşünüyor.

Kitabın yazarı ise bu kırk ikinin ne anlama geldiğini hiçbir zaman açıklamıyor.2005 yılına geldiğimizde bu kitap serisi sinemaya uyarlandı. Bilim kurgu sevenleri bu filmi izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca kitapları da öneririm. Zira sinemada bazı konular daha yüzeysel geçilmiş.

İşte yapay zeka ve Douglas Adams‘ın ilişki bu şekilde. Daha farklı ve bilimsel yazılarda da görüşmek üzere 🙂

Peki siz bu kitapları okudunuz mu? Yapay zekanın geleceği hakkında bu yazının altında yorum olarak yazabilirsiniz.